Wednesday, April 29, 2009

Turgutreis Tatil Yerleri


Turgutreis, Bodrumda bulunan ikinci şirin kasabadır. Burası gelen konuklara, gerçek Türk yaşamıyla, yeterince dinlendirici ortamları birarada sunar.
Kasabaya "Turgutreis" adı, 16. Yüzyılda burada doğan aynı isimdeki büyük Türk amirali Turgut Reis'in anısına verilmiştir. Batı dünyasında Dragut adıyla bilinen Turgut Reis, özellikle Osmanlıların Malta Kuşatması ile tanınmaktadır. Kasabanın bir kaç kilometre dışında, deniz kenarındaki bir anıt onun ilk yelken açtığı yeri gösterir.
Bu büyük amiralin adını taşıyan kasaba, halen yarımadanın batısında bir ticaret merkezidir. Çevre köylerde üretilen ürünler, buradan nakliye şirketlerine veya fırın, dükkan ve diğer servis noktalarına ulaştırılır.
Daha çok dinlenmek isteyenler için Turgutreis'teki kilometrelerce uzun kumsal ve kıyılarda, Türk damak tadını sunan restoran ve barlar bulunmaktadır.Turgutreis, bir dünya beldesi
Muğla'nın gözde turistik beldelerinden Bodrum Turgutreis, Ağustos ayının ilk yarısında yerli ve yabancı turistlerin akınına uğrarken, beldeye gelen turist sayısı 100 bin kişiye ulaştı. 5 yıldızlı otellerde boş oda kalmadığı, tüm turistik otellerin yüzde yüz doluluk oranına ulaştığı belirtiliyor.
Sahip olduğu adaları, bakir koyları ve uzun sahilleriyle tanınan beldeye Ağustos ayı sonuna kadar gelen turist sayısının 150 bini bulması bekleniyor.

Sadece Deniz Yoluyla 30 Bin Turist Geldi
Beldeye deniz yoluyla bu yıl itibarıyla komşu Yunan adalarından 30 bin yabancı turistin giriş yaptığı belirtilirken, bu rakamın 40 bini bulabileceği ifade edildi.
Turistler daha çok dünyaca ünlü Akyarlar Plajı, Meteoroloji Koyu, Bağla Koyu, Günbatımı Plajlarını tercih ediyor. Turgutreis sahilleri tatilcilerle dolup taşarken, oteller en yoğun sezonu yaşıyor. Turistler ayrıca Turgutreis Limanı'ndan kalkan günlük tur tekneleriyle adaları ve koyları geziyor.
Turgutreis Belediye Başkanı Ali Server Yazgan, Turgutreis'e gelen turist sayısının her yıl arttığını ve özellikle deniz yoluyla çok sayıda tatilcinin beldeye geldiğini söyledi. Turgutreis Belediye Başkanı Yazgan, şu an tüm otellerin tam doluluk oranıyla hizmet verdiğini belirterek "Beldemize gelen misafirlerimiz, burada istedikleri tatil ortamını bulabiliyor. Turgutreis'in sakin oluşu da tatilcileri cezbediyor. Burası artık bir dünya beldesi. Hedefimiz kaliteli turizm imkanları sağlayarak daha fazla turist gelmesini sağlamaktır" diye konuştu.

BEŞ YÜZ YILLIK GEÇMİŞ
Gözde bir tatil yöresi olarak on yıl önceye ancak gidiyorsa da yerleşim olarak baktığınızda geride bir beş yüz yıl bırakıyor Turgutreis. Zira buraya adını veren Osmanlı amirali Turgut Reis, bundan beş yüz yıl önce bugünkü Karabağ köyünde hayata gözlerini açmış.
Savaşlarda edindiği başarılar, gösterdiği kahramanlıklar doğup büyüdüğü yere adının verilmesini, kendi gitse de isminin baki kalmasını sağlamış. Ama Turgutreis'in tarihi elbette Amiral Turgut Reis'le başlamıyor. Kıyı Ege'nin tamamında olduğu gibi Antik Yunan'ın da öncesine, ta Lelegler'e kadar geriye gidiyor.
Tatilciler ya da belediye tarafından ilgiye değer bulunmasa da Turgutreis sırtlarındaki kaya mezarlar bunun kanıtı niteliğinde. Turgutreis bir belediye olarak bakıldığında merkez dışında birçok yerleşime sahip: Kadıkalesi, Akçabük, Akyarlar, Bağla ve Aspat sınırları içinde olan belli başlı koylar. Büyük tatil köyleriyle Kadıkalesi, Turgutreis'le Gümüşlük arasındaki sınırda duruyor.
Adını Helenistik dönemde yapılan ve Osmanlı İmparatorluğu döneminde bir kadı tarafından kullanılan kaleden alan Kadıkalesi Turgutreis'e, aheste yürüyüşler ve bisiklete binmek için son derece elverişli olan 4 kilometrelik ağaçlıklı, sevimli bir yolla bağlanır.
Bodrum Yarımadası'nda hiç şüphesiz girilecek en güzel denize sahip Akyarlar ise denizle iç içe geçmiş bir günün bir balık sofrasıyla akşama bağlandığı en güzel noktada durur. Yaz boyu insanı hafifleten, cümle yelkencileri ve sörfçüleri mest eden Turgutreis rüzgarı Akyarlar koyuna pek değmez.
Söz konusu rüzgar almayan daha sakin bir koy olunca Akyarlar'ın en büyük rakibi, aynı zamanda komşusu olan Karaincir’dir. Karaincir, yaz tatilini denizden çıkmadan geçirmeyi tercih edenleri sezon boyunca kendine çeker. Bir zamanlar deniz korsanları tarafından inşa edilen ve bugün hala ayakta kalan kalesi ve tadına doyulmaz suyuyla meşhur Aspat ve tekne turlarının gözdesi Bağla, Turgutreis'e bağlı diğer turistik kıyılar arasında yer alır ve Bodrum'da kamp yapmak isteyenler için en ideal yerlerden biridir diyebiliriz.

YARIMADA'NIN ALIŞVERİŞ MERKEZİ
Denizin ve de güneşin yanı sıra Turgutreis bugün aslında bir çeşit alışveriş merkezi konumunda. Her cumartesi günü Yarımada'nın en büyük yemek ve giyim pazarının burada kuruluyor olması, hiç şüphesiz bunun en önemli etkeni. Yıllar yılı Bodrum'un hemen her yerinden pek çok insanı Turgutreis'e getiren bu eski gelenek marketlerin de dikkatini çekmiş olmalı ki şimdiler de burası Türkiye'nin en büyük süper marketlerine de ev sahipliği yapıyor.
Bütün bunlara, barlar sokağıyla kucaklaşan kocaman çarşı, yazları açılan ressamlar sokağı ile marina bünyesindeki el sanatları sokağının da eklendiği düşünülürse Turgutreis için gerçek bir 'açık hava alışveriş merkezi' demek aşırı olmaz. Alışveriş konusunda Turgutreis'te bulunmanın en büyük avantajı, pek çok alternatifin önünüze serilmiş olması elbette.
Tercihinizi kimden yana kullanacağınız tamamen size bağlı. Süpermarketlerden bıkanlar pazar yerini, çarşıdaki hediyelik eşyaları beğenmeyenler, el sanatları sokağını seçebilirler rahatlıkla. Turgutreis'in çehresini bir anda değiştiren marinanın en dikkat çekici yerlerinden biri olan bu sokak, özelliğini kaybetmeden varlığını sürdürüyor ve kişisel tasarımları geleneksel el işiyle buluşturuyor.
Rengarenk Bodrum tarzı kabak lambalar, bir eşi dahi bulunmayan kağıt boncuklar, keçe kuklalar, geleneksel kanaviçe işlemeleri ve özellikle takılar içlerinden en dikkat çekicileri. Bakmadan geçmeyin deriz. Plajlarının başlangıcındaki balık lokantaları, pazarın lezzetli meyve ve sebzeleri, güler yüzlü Turgutreisliler'in hoş sohbetleri bizim dikkatimizi çekenler ve Turgutreis'e gelmişken geçilmemesi gerekenler arasında.
Gün batımına dalmak için en güzel noktalardan biri olan bu kasaba Bodrum'a gelenlerin bir gün mutlaka yolunun geçeceği, göründüğünden çok daha fazlasını vaat eden bir liman.

GÜN BATIMI KASABASI TURGUTREİS
Sahil boyunca ta bir baştan bir başa, nerede durursan dur, neresinden bakarsan bak fark etmez, günün hep güzel bittiği yerde olduğunu hissedersin…
Zeytin ağaçlarının dibinde kıpkırmızı sardunyalar, ayaklarının altında dipsiz bir deniz, başının üstünde Ege'nin derin mavili gökyüzü… Bodrum Yarımadası'nda gün batımının en güzel olduğu yerde; Turgutreis'tesindir...
Bodrum, koskoca bir yarımadaya yayılmış irili ufaklı, birbirinden farklı 'koy-köy'lerden oluşuyor aslında. Hepsi insanı kendine değişik vaatlerle çeken, çektiği yerde tutup öylece büyüleyip bırakan.
Bu 'koy-köy'lerin arasında en büyük olanı Turgutreis, gün be gün büyüyen bir sahil kasabası.
Çok değil bundan on yıl önce içinden incecik, toz toprak bir yol geçen, küçüğün de küçüğü bir köyken hiç kimseler yüzüne bakmazken; bugün Bodrum'a alternatif bir merkez konumunda.
Upuzun kumsalları, kendine özgü barlar sokağı, marinası, kocaman pazar yeri, büyük marketleri, aradığınız her şeyi bulabileceğiniz çarşısı, yoğun ve hareketli nüfusuyla 'tatil demek Bodrum'da olmak demek' diyenlerin son yıllardaki gözdesi.

Turgutreis / Bodrum Otelleri

Tansel Beach Hotel
Turgutreis / Bodrum
Tansel Beach Hotel'in en büyük özelliklerinden biri nefis bir peyzaja sahip, çok geniş bir bahçesinin ve özel bir iskelesinin olmasıdır.Tansel Beach Hotel, gece ve gündüz ayrı güzellikteki panoramik “Kos Adası” manzarasına sahiptir.


Yasmin Resort
Turgutreis / Bodrum
Güneş şemsiyeleri, havlu, şezlonglar ve minderler ücretsizdir.
Tesis kuru temizleme hizmeti sunar.
Tesis içerisinde bir sağlık merkezi bulunmaktadır.
Tenis kortları ışıklandırmaları ücrete tabidir.
Motorlu su sporları ücretli, motorsuz su sporları ücretsizdir.


La Blanche Resort & Spa Hotel
Turgutreis / Bodrum
La Blanche Resort & Spa üstün kalite anlayışı, geniş odaları, turkuaz denizi, mükemmel günbatımı ile size hayallerinizi ve ötesini sunuyor.


Aegean Dream Resort
Turgutreis / Bodrum

Club Kadıkale 1. Sınıf Tatilköyü
Turgutreis / Bodrum
Tenis Kortları Işıklandırmaları ücrete tabidir.
Tesisin denizi Mavi Bayrak´lıdır.


Golden Beach Hotel
Turgutreis / Bodrum
TEK ÇEKİM ÖDEMELERDE % 10 İNDİRİM. KREDİ KARTLARINA 6 AY TAKSİTLİ SATIŞLARDA % 5 İNDİRİM. 12 AY TAKSİTLİ SATIŞLARDA VADE FARKSIZ.
Ege Denizi nin benzersiz koylarından biri olan Turgutreis de kurulu tesisimiz, gün batımının eşsiz manzarasıyla da içiçedir. Hotel Golden Beach, misafirperverliği, konforu ve koşulsuz hizmet anlayışı ile unutulmaz bir tatil için konuklarını beklemektedir.


Hawthorn Karaca Resort
Turgutreis / Bodrum
Howthorn Karaca Resort, Akdeniz in en heyecan verici tatil yöresi Bodrum un ve tatilin tadını yeniden keşfetmeye davet ediyor.


YASMİN HOTEL
Turgutreis / Bodrum
Balık A la carte restaurant,Balık Mutfağı
Fransız A la carte restaurant, Fransız Mutfağı
Osmanlı A la carte restaurant,Osmanlı Mutfağı
İtalyan A la carte restaurant,İtalyan Mutfağı
Yerli ve yabancı alkollü alkolsüz içecekler 24 saat.A la carte restaurant;İtalyan,Osmanlı ve Balık retoranı rezervasyonlu ücretsiz.Fransız restoranı rezervasyonlu ücretli.

Turgutreis- Where to visit?
Turgutreis- How to get?
Turgutreis-Don't leave without


Marmara Bodrum
Suluhasan Cad Yokusbasi Mevkii

BODRUM Coralia Club Milta Bodrum
Kaynar Mevkii

BODRUM ADA HOTEL
GOL-TURKBUKU BAGARASI MAH

BODRUM World Of Wonders Beach Club Bodrum
Yali Mevkii Yaliciftlik

BODRUM ATAMI HOTEL
CENNET KOYU GOLKOY GOLTURKBUKU

BODRUM KEMPINSKI HOTEL BARBAROS BAY
KIZILAGAC KOYU
48400 BODRUM
BODRUM WELCOME HOTEL BAIA BODRUM
KIZIBURUN MEVKII GUNDOGAN

BODRUM HOTEL L'AMBIANCE
Buyuk Iskender Yolu Myndos Gate No. 3

BODRUM DIVAN PALMIRA HOTEL
KELESHARIM CAD NO 6

BODRUM HOTEL SERHAN
Plaj Sokak No. 22, Gumbet

BODRUM TANSEL BEACH HOTEL
Kemer Mahallesi Akyarlar Turgutreis

BODRUM Hotel Azka
Bardkaci Koyu G³mbet

BODRUM Hotel Flora
Dolgu Alani Mevkii G³mbet

BODRUM WELCOME ISIS HOTEL
ASARLIK MEVKII

BODRUM World Of Wonders Bodrum Resort
Asarlik Mevkii Guembet

BODRUM WELCOME YASMIN BODRUM RESORT
KADIKALESI MEVKII-TURGUTREIS


BODRUM
Homer's description of Bodrum as "The land of eternal blue" and the words of another resident of Bodrum, Cevat Şakir, who said "The heavenly bliss of life in Bodrum is better than any eternal bliss that may await us" were not without foundation in reality. Throughout history Bodrum, known as Halicarnassos in ancient times, has always been fought over and people have been unwilling to share its beauty with others.
Built on a peninsula formed by the meeting of the eastern and western harbors, Bodrum, with its narrow streets winding down to the sea, is famous for its castle, its world-renowned yachts, its shipyards and the dazzling white houses and tombs lining the shores of its two harbors.

Bodrum has all the facilities to meet the expectations of tourists from all income levels ranging from the rich yacht owners to the penny counting tourists who just want a reasonable room to make his vacation last all summer.

History
Bodrum has been the cradle of several civilizations. Down through the ages it has suffered from the countless invasions of those coming from the Aegean islands and has been important to all those powers wishing to dominate the Aegean.Halicarnassos(Bodrum) was an important city in the Caria civilization which was located between its much more powerful neighbors Lykia and Ionia. The region boasts such greats as the historian Heredotus, history's first woman admiral Artemisia I, and the just-as-skilled Artemisia II as well as artists like Leachares and Shepas.
Bodrum experienced the dominance of various civilizations throughout the history such as Persians,Mecedonians,Roman Empire and Byzantines. Byzantines lost their power in Anatolian region after they were defeated by the Seljuk Ruler Alpaslan at Malazgirt in 1071. Rhodian knights had constructed the present Bodrum castle and established theirrule over the region. Sultan Süleyman the Magnificent on his military expedition to Rhodes conquered Bodrum together with Rhodes and added them to the territory of Ottoman Empire.

Climate
Summers are hot and dry while winters are mild and rainy.

Sunday, April 19, 2009

Assos Tatil Yerleri


Assos'un en kalite plajlarının bulunduğu yer Kadırga Koyudur.Burada büyük tesislerin yanı sıra,upuzun mavi bayraklı halk plajları da sıralanıyor. Felsefe tarihinin ünlü filozoflarına ev sahipliği yapmış Athena Tapınağı'nın M.Ö 500 yıllarında yapıldığı söyleniyor. Kentin koruyucusu olan Tanrıça Athena'ya ithaf edilmiş olan tapınağın mimarlık tarihi açısından da önemli bir özelliği vardır. Burası Anadolu'da arkaik çağda yapılmış ve kabartmalı frizlere sahip tek örnek. Ayrıca ünlü filozof Aristoteles de üç yıl boyunca burada dersler vermiş.
Assos Antik Kenti'nin hemen altında bir anfi tiyatro yer alır.Koruma altında bulunan bu yere Assos Antik Kenti'nden çıkıp, köyün hemen yanından inen yolla ulaşabilirsiniz. Anfi tiyatrodan aşağıya devam ettiğinizde otel ve restauranların bulunduğu Assos Antik Limana ulaşırsınız. Burası daha önce körfezin önemli bir limanı olmuş Assos Antik Liman'dır. Sıcak bir huzur dolar Assos Antik Limanda her yerinize. Deniz masmavi, limanda demirlemiş balıkçı tekneleri ve bu teknelerin ağları çarpar gözünüze. Assos'ta balıkçılar erken saate ayrılmışlardır limandan. Belki siz gelmeden dönmüşlerdir Assos'a. Sizlere bonkör Ege'nin incilerini getirmek için. Assos Antik Liman'da taptaze aynı gün tutulmuş balıkları tatma imkanınız vardır. Siz seçersiniz hangi lezzeti tadacağınızı. Balığın yanında Ege'nin o sapsarı zeytin yağı ile taçlandırılmış mezeleri hemen masanızda. Denizden gelen ılık bir esinti zevk katar Assos'ta yiyeceğiniz yemeğe.
Assos, bir çok güzelliği barındırır içinde. Assos Antik Kenti,Assos Antik Limanı, Taş evleri,sıcak insanları ve tabiki de koyları. Kadırga koyu Assos Antik Liman'ın sadece 3 km. ötesinde kumunda güneşlenmek, pırıl pırıl denizinde yüzmek için çağırır sizleri. Assos'ta akşamlarda bir başka geçer. Güneş usul usul inmeye başladığında Assos'ta her tepeden izlenir güneş, hayranlıkla. Assos'ta gece ister Assos Antik Liman'daki restaurantlarda leziz balığınız eşliğinde içkinizi yudumlarsınız, ister Assos Antik Kenti'nin bulunduğu Behramkale köyünde bir köy kahvesinde çayınızı, ister Assos Kadırga koyunda rüzgarla ritm tutmuş bir gitar eşliğinde şarabınızı içersiniz. Assos, Kadırga Koyu geceden başlayıp sabaha kadar devam eden plaj partileri ile de çeker sizi eğlencenin içine . Assos Kadırga Koyun'nda sahilde yakılmış bir ateş başında söylenir her telden şarkılar, türküler.
Assos'tan dönerken, vücudunuz dinlenmiş, adeta yenilenmişsinizdir.Bir çok şey artık size daha güzeldir Assos'ta. Assos'a geri dönmek için sayacaksınızdır nedenlerinizi, sevdiklerinize. Assos'un havası, Assos'un denizi, Assos'un kumu, Assos'un güneşi, Assos'un doğası, Assos'un tarihi, Assos'un damağınızda yer etmiş yemekleri. Assos doğa, deniz, kum, güneş ve tabiki tarih için sizleri kucaklamaya bekliyor.
Assos, Çanakkale ilinin Ayvacık ilçesine bağlı Behramkale köyündeki bir antik kentdir. Bu kentin bulunduğu yakın yöre Assos adıyla anılmaktadır. Assos denizden 200 metre yüksekte bir tepede kuruludur. Assos'un hemen karşısında Midilli adası yer almaktadır. Assos Edremit körfezinin en önemli limanıydı tarihte. Assos, Roma ve Hellenistik dönemde ticaret ve kültür merkeziydi. Filozof Kleaanthes Assos'ta doğdu. Assos'ta iki agora, agora tapınağı, tiyatro, hamam ve lahitler bulunmaktadır. Assos'taki tapınağa ait kabartmalar İstanbul Arkeoloji Müzesi'nde sergilenmektedir. Assos günümüzde bir tatil beldesi haline gelmiştir.
Assos'taki oteller özellikle yaz aylarında tatilciler ile dolup taşmaktadır.Hem Ege Denizi'nin tadını çıkarmak hemde Assos'un tarihi dokusunu yaşamak için gelir tatilciler buraya. Assos taş duvarlı evleri ve otelleri ile mistik bir hava oluşturur. Behramkale köyü girişinden itibaren Assos'un gizemi sarar heryeri. Köyün içinden çıkılan Assos antik kenti, müze haline getirilmiştir. Assos antik kenti bir tepe üzerinde tüm körfez manzarasına hakim olarak durur. Assos antik kenti Ege Denizi'ni arasına aldığı Midilli adasına merhaba der karşı kıyıdan. Assos'un bulunduğu Behramkale köyü, sıcak insanları dar taş sokakları ve dokusu bozulmamış taş evleri ile büyülü bir yerde olma hissi uyandırır. Assos Antik Kenti'ni dolaştıktan sonra köy içinde körfez manzaralı restaurantlarda daha önce adını dahi duymadığınız lezzetler bekler sizi. Yemeğin ardından köy meydanında yudumlayacağınız çayla birlikte Assos'un havası dolar ciğerlerinize. Daha önce kimler gelip geçti bu eşsiz güzellikteki Assos'tan diye derin bir düşünceye dalarsınız.

Monday, March 9, 2009

Bayram Tatil Yerleri

Kurban bayramı tatili dolayısıyla sizin için seçtiğimiz günübirlik veya kısa tatiller, etkinlikler;

Ağva : İstanbul’a 100 km. mesafede bulunan Ağva, yeşilin bin bir tonu içerisinde sakin bir tatil yapmak isteyenlere özel, birbirinden güzel otelleri ile konuklarını ağırlıyor. Muhteşem doğası, kumsalı, denizi, yürüyüş alanları ile özellikle son bir yıldır otel ve pansiyon bakımından oldukça gelişen Ağva, 20’ye yakın tesis ve birçok pansiyonuyla ziyaretçilerini karşılıyor. Ağva hakkında detaylı bilgi almak için tıklayın

Assos : Masmavi deniz , cenneti anımsatan doğası... Bunu, Assos yolculuğunuzun sadece küçük bir parçası olarak hayal edin. Bir de gezdiğiniz yerleri, göreceğiniz tarihi, modern yaşamın kaosundan uzak sessiz geçireceğiniz günleri ve unutamayacağınız bir tatili düşünün. Assos sizi bekliyor. Assos hakkında detaylı bilgi almak için tıklayın

Göcek : Akdeniz’in güneybatısındaki şirin bir belde; Göcek. Mavi yolculukların gözde mekanından, sıra dışı tatilin ev adresinden, marinalarından ve daha pek çok güzelliğinden… Göcek hakkında detaylı bilgi almak için tıklayın

Kapadokya : 60 milyon yıl önce; Erciyes, Hasandağı ve Güllüdağ’ın püskürttüğü lav ve küllerin zamanla rüzgar ve yağmur tarafından aşınmasıyla ortaya çıkan doğa mucizesi Kapadokya, uzun dönemler Hristiyanlığın önemli merkezi konumunda olmuş. Kayalardan oyularak yapılan evler bölgeyi devasa bir sığınak görünümüne daha da çok büründürmüş. Doğanın gücü Peribacaları’nı oluştururken bir yandan da bu peribacalarının içlerine evler yapılarak, o zamanların izlerini kalıcı olarak bizlere bırakmışlar. Günümüzde turizm açısından büyük bir öneme sahip olan Kapadokya, korunmaya alınan bölgelerin en iddialı ve en ilginç yerlerin başında geliyor. Kapadokya hakkında detaylı bilgi almak için tıklayın

Bu bayram farklı bir aktivite yapmak istermisiniz ! peki paintball’a ne dersiniz ! :

Bu bayram tatili eğlence ve adrenalini bir arada yaşamak istiyorsanız paintball tam size göre. İster attığını vuran keskin bir nişancı, ister karavana üstadı olun, kesin olan şu ki; paintball oynarken kendinizi bir aksiyon filminin setinde gibi hissedeceksiniz.

Bozcaada Tatil Yerleri

Koylarda serinlemek, plajlarda oturup güneşlenmek, karadan özel araçla, bisikletle ya da yürüyerek doğanın tadını çıkarmak, bir tekne kiralayıp dilediğiniz yere demir atmak, oltayla balık tutmak, dalmak... Bunlar, Ege'nin ortasında tertemiz bir denizde gün boyu yüzmenin yanısıra, yapabileceklerinizden sadece birkaçı... Akşam saatlerinde yapılan bir kale gezintisi ve karşısındaki restaurantta değişik lezzetlerden tatmak da cabası... Eğer sizde şehir stresinden uzakta, dumandan ve isten arınmış tertemiz havayı solumak istiyorsanız, rotanızı Bozcaada'ya çevirin...
Türkiye'nin köyü olmayan yegane ilçesi Bozcaada'ya, günübirlik veya haftasonu gidenlerin tercihi; Ayazma Plajı. Adanın en çok rağbet gören yerlerinden olan kıyı bandı ise kum kürüne girenlerin şifa kaynağı. Eşsiz kumsalı, sığ ve ılık denizi, tarifi zor mavi rengiyle Bozcaada, büyüleyici güzellikte. Özel araçlarla gelenlerin plajın üst kısmında park edip gün boyu denizin tadını çıkarıyorlar, kır lokantalarında ve çardaklarda yorgunluk atıp, plaj voleybolu oynuyorlar. Plaja taksiyle gelmek isteyenler için feribot çalışıyor. Feribot limana yanaşır yanaşmaz, taksiler kısa sürede yolcuları plaja ve piknik yerlerine taşıyorlar. Daha sakin koylar arıyorsanız, Ayazma'dan sola devam ederek, Mermer Burnu'na ulaşabilirsiniz. Denize dil gibi uzanan ilginç coğrafi yapısı ve mermer kayalarla kaplı koy, durgun denizi ile rağbet görüyor. Ada çervresinde, hiçbir ücret ödemeden otomobilinizden inip birkaç adımda denize girebilecek daha birkaç koy var. Yürüyüşe çıkanlar, kayalıklarda dolaşanlar ve günbatımını izleyenlerin son durakları, Bozcaada Kalesi'nin bulunduğu liman. 4 yıl önce aydınlatmaya başlanan kalenin muhteşem manzarası karşısında liman içinde yer alan restaurantlar açık havada yemek yemenin zevkini çıkaranlarla doluyor. Konuklar, kirlenmeyen deniz ve havanın verdiği mutluluğun tadına, Bozcaada şaraplarıyla varıyorlar. Bölgeye has kalamar tava, siparişlerin başında yer alıyor. 2-2.5 kg.lik lipsos buğulama ve çorbası, barbunya, sinarit, orfoz ve levrek ise mutlaka tadılması gereken balıklardan.

Farklı lezzetler : Bozcaada'da dalmaya uygun, görüş mesafesi fazla, doğa manzarası güzel bölgeler var. Bozcaada'lı balıkçı-kaptan Kemal Şahin'le tekne turuna çıkarsanız, ilginç tatlarla tanışma imkanınızda olabilir. Bunlardan en keyiflisi kaptan ile birlikte dalıp bu temiz sularda yaşayan deniz kestanelerinin üzerinde küçük taşlar bulunanlarını çıkarmak ve içindeki havyarı hemen oracıkta yemek. Bu ağızda eriyip giden havyarın besleyici değeri oldukça yüksek. Birbaşka besin ise; fuska. Yumurta sarısı rengindeki fuskalar, taşlık bölgelerde bulunuyor ve guatr hastaları için iyot tedavisinde kullanılıyor. Buranın bir başka spesiyali ise "kulfada köftesi". Beyaz renkte, kıyılara yapışık yaşayan ve çatalla çıkarılabilen bir bitki olan kulfada, ekmek kullanılmadan köfte malzemesi ilave edilerek yoğrulup biçimlendiriliyor. Karnıbahar tadına benzeyen ve genellikle Rumlar'ın kullandığı bu meze, rakı ile tüketiliyor.

Üzüm ve şarap : Temmuz ayı ortalarında tatlı bir esinti başlıyor Bozcaada'da. İnsanı bunaltmayan, yakmayan rüzgar, sabah 10:00'da başlayıp 17:00 'ye kadar sürüyor. Ada genelde kurak. Ama Dünyaca ünlü üzümler bu nemli rüzgarla beslenip lezzetini buluyor. Bozcaada'da bağcılık, adının tarihi kadar eski. Evliya Çelebi ünlü seyehatnamesinde Bozcaada'dan söz ederken; Dünyanın en güzel çavuş üzümlerinin yetiştiği yer olarak tanımlıyor. Adanın 18.500 dönümü, bağlarla kaplı. Güneş, toprak ve rüzgarın etkisiyle bu günkü kalitesine ulaşan üzümlerden yapılan şaraplar, Bozcaada şarapları olarak ünlenmiş. Sofralık Çavuş Üzümü poyraz rüzgarlarının etkisiyle ince kabuklu, tatlı ve lezzetli. Karasakız ve Vasilaki gibi çeşitler şaraplık olarak kullanılıyor. Bölgede üç fabrika faaliyet halinde. Hüseyin Pehlivan Talay (Truva), Ataol(Eski) ve Rağbet(Yunatçılar) şarapları dinlenmiş, yıllanmış, mantar kapaklı ve sek şaraplar. Limanda yeralan büfelerden 'de ikili-üçlü hediyelik ambalajlardan da alabilirsiniz. Salhane, Bira Bar ve restaurantlar, şarapların yerinde tadıldığı yerler. Adanın sahilinde ise barlar sıralanıyor. Gençler, yaz gecelerinde gruplar halinde, ateş yakarak dansedip eğleniyorlar.

Bozcaada Kalesi : Adanın kuzey burnu üstünde kurulmuş olan kalenin, kimler tarafından yapıldığı bilinmiyor. Venedik, Ceneviz ve Bizanslılar döneminde kullanılan kale, Çanakkale Boğazı'nın önemi nedeniyle Fatih Sultan Mehmet tarafından onarılmış. Kanuni Sultan Süleyman ve 2.Mahmut tarafından genişletilen kale, 1965-70'te Turizm Bakanlığı tarafından gözden geçirilmiş. 10 metre genişliğinde ve 250 metrelik su hendeğiyle adadan ayrılan Bozcaada Kalesi, iç ve dış olmak üzere iki kısımdan oluşuyor. Surlarla çevrili bölümlerde su sarnıcı, cephanelik, revir, karargah, kuyu, çeşme, camii, atölye ve kışla binası bulunuyor. Kale, görkemli görünüşüyle dışardan olduğu kadar içerden de etkileyici. Ilık havada taş basamaklarla surlar ve burçlara tırmanan ziyaretçiler, Bozcaada'nın panoramasını farklı açılardan izleyip, fotoğraflama olanağı buluyorlar. Kale içinde bulunan müzeyi gezmek isteyenler ise sergilenen çeşitli amforalara hayran kalıyorlar. Gün batımından hemen sonra, güçlü spotlarla ışıklandırılan Bozcaada Kalesi, Bodrum Kalesi'ne nispet yaparcasına, Ege'nin ortasında ışıl ışıl parlıyor.

Bozcaadaya nasıl gidilir

İstanbul'dan özel araçla yola çıkanları, iki kez feribot yolculuğu bekliyor. Otoyoldan Kınalı çıkışından ayrılanlar, Tekirdağ-Keşan'a gelince Gelibolu yönüne dönüp saat başı kalkan feribotlarla Lapseki veya Eceabat'tan Çanakkale'ye geçebilirler. Araç sırasında beklemek istemeyenler için 5-6 araç kapasiteli dolmuş motorlar, Gelibolu ve Kilitbahir'den Çanakkale'ye sefer yapıyorlar. Çanakkale üzerinden Ezine'ye gelince Geyikli'ye ayrılan yoldan, Bozcaada Feribot İskelesi'ne ulaşabilirsiniz. Bozcaada İskelesi'nde akaryakıt istasyonu var. Adanın tüm yolu asfalt ve tam tur yapabiliyorsunuz. Bisikletiniz varsa koyun arabanıza ve yola koyulun!... Daha uygun bir yer bulamazsınız. Tertemiz havada pedal çevirip gezmeye elverişli yolların tadını çıkarabilirsiniz. Şayet Seyahat acentası ile gitmek isterseniz Bozcaada'ya tur düzenleyen Arnika Seyahat Acentası'nı tercih edebilirsiniz.

Bozcaada'da ne yenir
Bozcaada denilince akla ilk gelen üzümlerin lezzeti, dünyaca ünlü. Gelişmiş radarlar sayesinde, Saros'dan sonra balıkların çoğalma şansı Bozcaada'da hayli azalmış. Buna rağmen limana dizili lokantalarda yenen balıkların, kalamar ve böceklerin lezzeti, ödenen hesabı hakeder güzellikte. Limanda bulunan pizza, lahmacun, kebap türü yiyecekler diğer seçenekler arasında. Çay bahçeleri, bar, kuruyemiş satıcıları, büfeler, hediyelik şarap satılan dükkanlar ise diğer uğrak yerleri. Ayazma Plajı'ndaki kır lokantaları, çardakaltı bahçeler, köfte, menemen, tost ve meşrubat çeşitleriyle plaj sakinlerini ağırlıyor.

Bozcaada'da konaklayabileceğiniz otel, motel, pansiyon ve apartlar

Türkbükü Tatil Yerleri

Bodrum yakınlarında kısmen sessiz,sakin, huzurlu bir yer!...Bodrumun yanı başında apayrı bir dünya var. Burada çılgın eğlenceler, kalabalıktan yürünmeyen sokaklar, yüksek volümlü müziklere rastlanmıyor. Kısacası dinlenmek için uygun, müdavimleri olan bir tatil köyü.

Türkbükü'nde en çok göze batan tutku deniz üzerine kurulu ahşap teraslarda gün boyu denize girip güneşlenmek, gün batımı sonrası gece yeterince lacivertleşince bu teraslar üzerine kurulu restoranların şamdanlarla süslü masalarında loş ışıkta, Ege'nin lezzetlerini meltem rüzgarları altında hissetmek.Gençliklerini sürekli yaşamak isteyen Bodrum müdavimleri geç saatlere kadar süren akşam yemeklerine ilgi gösterirken şıklık yarışında yanıktenli bayanlar yemek kıyafetlerine pek bir özen gösteriyorlar. Beylerin kıyafet seçiminde ise belirgin bir marka savaşı, rekabeti olduğu gözleniyor. Her şeye rağmen denizden karaya esen serin rüzgarlar nedeniyle yazın bile uzun kollu giysilere gerek duyuluyor. Durgun deniz, ızgara balık bölgenin hakim kokusu. Türkbükü çevresinde yer alan balık üretme ve yaşatma havuzlarından alınan çiftlik balıklarının türlü çeşit soslarla lezzetlendirildiği Türkbükü restoranlarında, Beach Cluplar ve barlarda Türkbükü'ne gönül vermiş turistlerin yanı sıra son yıllarda sahne, ekran, podyumlarda ki ünlülerin de uğrak yeri olması nedeniyle farklı bir atmosfer yaşanıyor.Sahil barlarında hafif aperatiflerle gün boyu tatilin ve su sporlarının tadını çıkaranlar gün batımı sonrası genellikle tanışık yüzler arasında koyu sohbetler başlıyor. Yemek sonrası ilerleyen saatlerde dans ve daha fazla eğlence için Bodrum'a gidince ortalık sakinleşiyor.


Arkeolojik zenginlikler doğal güzellikler : Bodrum'dan çam ormanları arasından uzanan yol ile ulaşılan Türkbükü eskiden antik Likya Madnasa şehri olarak biliniyor.Köyün tepelerinde bu medeniyetin izlerine günümüzde hala rastlanıyor. Taş tuğla yığınları ile çevrili yıkıntılar arasında sarnıçlar, kuleler, mezarlık ve taşlık saha ile ev kalıntıları kaya oyma mezarlar dikkat çekiyor.Güllük Körfezinin Güney kıyısında "Mesire Burnu" ile, "Saplı Burun" arasında ki geniş limanda Türkbükü yer alırken açıklarda Badem Adası bulunuyor. Yamaçları yazlık evler ve bir birinden şık villaların çevirdiği Türkbükü Koyunda deniz rüzgarın hızı ne olursa olsun ılık bir suya sahip.1994 yılında kendi sanat festivalini düzenleyen ilk ve tek köy olma özelliğine de sahip olan Türkbükü çevresinde gezilebilecek sayısız yer bulunuyor.

Tarih ile iç içe : Milas ilçe sınırları içinde barındırdığı 27 antik kentle Arkeolojik değerler bakımından dünyanın en zengin bölgesi olma özelliği taşıyor. Bafa Gölü kıyısına kurulu Herakleiea, içimi hoş suyu ve zamanın Akdeniz pars'ı yatağı olarak bilinen Labranda antik kenti, Yunuslu çocuk heykeli ile ünlü Iassos, 16 sütunu ayakta kalabilen Zeus Euromos anıtı, Myndos, Kisebükü, Bargilya kent kalıntıları, Milas içinde Gümüşkesen mezar anıtı, evleri bacaları ile dikkat çeken Çomakdağ Köyü bir taraftan görülesi güzellikler taşırken, gün içinde gidip görülecek kadar yakın mesafede yer alıyorlar. Daha yakın yerler arasında Bodrum Kalesi ve Dünyaca ünlü Sualtı Müzesi, Myndos kapısı, mozeleum yeri, tiyatro bir saat içinde ulaşılacak yerler arasında yer alıyor. Türkbükü içinde bile kaya oyma mezarlara, ilginç mağaralara rastlayabiliyorsunuz. yüksek tepelere kurulu beş adet metruk değirmen kalıntısı, renkli panjurları, çiçekli pencereleriyle beyaz boyalı Bodrum evleri, denize vuran yansımalarıyla renkli tekneler fotoğraf severler için görsel lezzetler, tipik kompozisyonlar oluşturuyor.

Renk ahenk dokumalar: Gökbel ve Mazı köyleri başta olmak üzere Milas halılarıyla ünlü bir ilçe. Genç kızların dokuduğu birbirinden güzel yöresel özellik ve renklerdeki halı ve kilimler Türkbükü'ndeki hediyelik eşya dükkanlarını ve butikleri süslüyor. Turistlerin ayrılamadıkları butiklerde çeşitli buluzlar, hatıra eşyaları, takılar ilgi çekiyor. Türkbükü'nde Pazartesi günleri kurulan semt pazarı ise yine bu tür dokumalar, Denizli Kale'den getirilen kilim, kumaş ve heybeler ile renkleniyor.

Türkbükü'ne nasıl gidilir

İzmir Söke yoluyla Bodrum'a gelirken Söke ve Bafa gölüne paralel geçen yol yapılan yeni düzenlemelerle keskin virajlardan kurtarılıp, sollama zorluğu yaşanan noktalarda genişletme çalışmaları sayesinde rahat bir yolculuk yapmanızı sağlıyor. yeşil bitki dokusu arasında ilerlerken yol üzerinde ziyaret edebileceğiniz güzergaha yakın arkeolojik değerleri görme fırsatı bulabiliyor Bafa Gölünü keyifli bir güzergahta tamamlıyor yol boyunca bir de tünelden geçiyorsunuz. Bunun yanı sıra bodruma aydın Oto yolunu kullanarak gelenler Türkiye'nin en uzun tünelinde yol alma imkanı buluyorlar. Türkbükü'ne gelmek için Bodrum yönünde Güllük'e gelirken sağdan ayrılan Torba üzerinden sahil yolunu takip ediyor, Gölköy'ü solunuzda bırakarak Türkbükü'ne giriyorsunuz. sahil şeridi araç trafiğine kapalı olduğu için belirli yerlerdeki otoparklara araç bırakılarak sahili yürüyerek gezebiliyorsunuz. Bodrum'a otobüsle gelenler için merkezden kalkıp 22 km lik yolu yarım saate tamamlayan minibüs seferleri bulunuyor. Hava alanına 45 km uzaklıkta bulunan Türkbükü'ne deniz yolu ile gelenler için ise küçük teknelere göre barınak var ancak burası oldukça çıplak ve kuzeydoğu yönüne açık ve rüzgar alıyor. Bazı restoranların deniz üzerindeki iskelelerine tekne bağlayanlara da rastlanıyor.

Türkbükü'nde ne yenir

Pansiyonlarda kalanlar ve yazlık sahipleri pazartesi günleri kurulan pazardan ihtiyaçların büyük bölümlerini karşılıyorlar.Türkbükü konaklama tesisleri ise zaten müşterileri için açık büfe sofraları ile, renkli barları ile dekorlu yemekler sergiliyorlar. Hamur işi sevenler için mantıcı, su böreği, çiğ börek, ev yemekleri, lokma bulunuyor. Alakart restoranlarda balık çeşitleri yanında tahin, kimyon, limon suyu ile yapılmış hafif acılı rakı mezesi sayılan hibeş, köy süzme yoğurdunun Ege yöresi otlarıyla tatlandırılmış şekliyle hazırlanan üzümlü, Şam fıstıklı bir tür olan İran cacığı, limonlu özel sosla hazırlanan tahinli börülce, ege otlarından yapılma ekşili gavur dağı salatası, buharda islim edilerek pişirilmiş viskili özel soslu balıklar, deniz ürünlü krep, çipura balığının püre haline getirilmesi ile hazırlanmış bol baharlı balık köftesi, köy gözlemelerine sarılmış Antep fıstıklı özel salça soslu yufkalı fıstıklı köfte, damla çam sakızıyla pişirilmiş fırın sütlaç ve yeşil elmanın nane liköründe dinlendirilip emdirilmesiyle yapılan elma tatlısı değişik lezzetler arasında yer buluyor.Türkbükü'nde Balıklama, Baresco, Boncuk, Figo, Güverte, Mahsen, Orfoz, Safari, Tiyatrom, Zeytin, Özlem, İlyada gibi restoranlar hizmet veriyor.Beach Clublar arasında Havana, Wookies Gölköy'de, Maçakızı, Maki Fidele, Melez, Ada Beach Türkbükü'nde gece gündüz ilginç mönü ve kokteylleri ile konuklarını ağırlıyorlar.Türkbükü Gölköy yolu üzerinde bulunan Yalçın Ulu ustanın baklava dükkanı ise yıllardır bozulmayan kalitesi ve ev baklavası lezzetiyle mutlaka uğranılması gereken yerlerden sayılıyor.

Türkbükünde konaklayabileceiğiniz oteller/moteller

Maki Otel Türkbükü
Ambrossia Otel Türkbükü
Ece Resort Otel Türkbükü
Blue Otel Türkbükü
Babana Otel Türkbükü
Bantur Naz Otel Türkbükü
Azur Rana Otel Türkbükü
İber Otel Türkbükü
Mavi Suite Otel Türkbükü
Azur Eken Otel Türkbükü
Bronze Otel Türkbükü
Orion Otel Türkbükü

Yedigöller Erdek Tatil Yerleri

Kafa dinleme tatilinin en güzel yaşandığı yerlerin başında, hiç kuşkusuz Bolu, Yedigöller geliyor. Doğa severlerin yorgunluklarından sıyrılıp, doğayla başbaşa kalabilecekleri dinlendirici ortam, birçok güzelliği gözler önüne seriyor.Batı Karadeniz Bölgesi'nde, dere, ırmak ve vadiler arasında yer alan Yedigöller Milli Parkı, çeşit çeşit ağaç bezeli, ortasında yüzük taşı gibi göllerin yer aldığı bir yöremiz. Yeşilin her türünün görülebildiği ortamda, pırıl pırıl, oksijeni bol, soğuk sularda yaşayan alabalıklar, yaban hayatının parçası. Geyikler, karacalar, tilki, sincap, tavşan ve kuşlar da cabası.Yedigöller'e adını veren yedi göl, vadi boyunca yer kaymaları ve vadi önlerinin tıkanmasıyla ortaya çıkan çukurlardan meydana gelmiş. Karadeniz suyunun yardımıyla oluşan heyelan gölleri, Sazlıgöl, İncegöl, Nazlıgöl, Küçükgöl, Deringöl, Büyükgöl ve Seringöl isimleri ile anılıyorlar. Göller çevrelerinde oluşan bitki yapısı itibariyle her biri ayrı karakter taşıyor. 2900 hektarlık Yedigöller Milli Parkı içinde kayın, meşe, gürgen, kızılağaç, karaağaç, karaçam, dişbudak, sarıçam, köknar, ıhlamur gibi ağaçlar var. Fındık, alıç, üvez türü bodur bitkileri, eğrelti otlarını ve rengarenk çiçekleri de unutmamak gerek. Her mevsim değişen renk tonlarına sahip 200'ü aşkın çeşidiyle bitki örtüsü, sabah ve akşam saatlerinde ormanın derinliklerine süzülen asil ışıklarla olağanüstü güzellikte bir renk armonisi sergiliyor. Dinlenme, gezi, piknik amaçlı gelenler olduğu kadar, botanikçiler, hatta fotoğraf tutkunlarına da rastlanan Yedigöller de doğa, ziyaretçilerine mükemmel bir görsel şölen sunuyor. Kademeli vadide yer alan yedi gölün aralarındaki çağlayanlar, seyir terasları ile görsel lezzet yöreye has özelliklerle bütünleşiyor.Göllerin arasındaDört mevsimde dört ayrı güzellik taşıyan yörede, şüphesiz en şiirsel ortam sonbaharda yaşanıyor. Sık çam ağaçları arasından Yedigöller'in kalbine Bolu yönünden inenleri, önce küçük bir kulübe karşılıyor. Arazi düzleşince Orman Bölge müdürlüğünün konaklama üniteleri karşınızda yer alırken, solunuzda tarifi kelimelerle ifade etmenin oldukça zor olduğu iç içe girmiş iki şirin göl, görenleri tam manasıyla büyülüyor. Birinci gölün kıyısında yürümeye başladığınızda uzun boylu ağaçlar etrafınızı sararken doğanın gizli, saklı ikinci sürprizi yansıyan ışıkları ile sizi teslim alıyor. Bu bölümde doğa yapısı göle güçlü bir akustik sağlıyor. Konuşmalarınız, çevredeki kuşların seslerine karışan suses efektleri bile, ekolu ve farklı duyuluyor.! Göl yüzeyinin bir kısmını yeşil bitki örtüsü örterken gölün uzak kıyısı yosunsu bitkiler, bodur çalılıklarla son buluyor. Ayrılmak istemiyorsunuz fakat, gezi parkuru kuytu bölümleriyle ziyaretçileri daha bir çok kez şaşırtmaya devam ediyor. Konaklama üniteleri önünden göl isimleri veyerlerinin gösterildiği harita panoya paralel ilerlediğinizde araçların park edildiği alan bitiminde daha büyükçe bir göl ile,küçük çaplı şelalelerin oluştuğu bölüm sağınızda kalırken, solunuzda beliren panoramik tablo karşısında ifade zorluğu yaşıyorsunuz. Bu bölüm piknik masaları ile düzenlenmiş, kıyıda bir de ağaç masalı teras barındırıyor. Tartışmasız Yedigöller'in en keyifli bakış açısına sahip teras ve çevresi, her mevsimde suya vuran farklı renklerle başkalaşan kocaman göl yüzeyinde, ayna misali gördüklerinizi ikiye katlıyor. Zamanın durduğu hissine kapılmanıza neden olan durgunlukta, tüm kaslarınız gevşiyor, eğer varsa kafanızı kurcalayan sorunları unutabiliyorsunuz. Tek tük kapı çalınır gibi duyacağınız tak tak sesinin nereden geldiğini merak ederseniz başınızı ağaçların uç kısımlarına doğru bakarak bu merakınızı giderebilirsiniz.! Gri renkli gövdeleri, güçlü gagaları ve kuvvetli boyun yapısına sahip ağaçkakanlar, bıkıp usanmadan çıkardıkları seslerle varlıklarını hissettiriyorlar.Sonbaharın lütfu, kızarıp dökülen yapraklarla adeta kırmızı halı döşenmiş gibi uzanan zemin üzerinde yürürken bazen ilginç şekilli, melon şapkalı oldukça iri mantarlar fotoğraf severlere kompozisyon olabiliyor. Büyük gölün en süslü yerini kolye misali ahşap bir köprü tamamlarken, kıyı yamaçları ağaç masalar ters ışıkla yıkanıp renkleniyor. Özellikle Güneşin dik geldiği öğle saatlerinde aydınlanıp, sihirli renklere boyanan Büyük Göl ve diğerler göller, günün ilerleyen saatlerinde ışık huzmelerini çabuk kaybedip, akşama da erken veda ediyorlar.

Yedigöllere nasıl gidilir
1965 yılında milli park statüsüne alınan Yedigöller'e giriş için her iki yön den de alternatifiniz bulunuyor. İstanbul-Ankara yolunun Bolu il sınırları içindeki Yeniçağa Kavşağı'nı döndükten sonra karşınıza çıkanyol, sizi cennete götürüyor. Yaz, kış açık olmasına rağmen, 42 kilometrelik manzaralı orman yolunun ilk kilometreleri asfalt, sonraları virajlı ve stabilize durumda. Bolu kent merkezinden başlamak üzere orman içi yolculuğunuza yön tabelaları ile devam diyorsunuz. Bir tarafı dağ diğer tarafı yamaç olan iki şeritli orman.Aracınızın yakıt deposunu doldurabileceğiniz son istasyon, Bolu Dağı, Koru Motel yanı Petrol Ofisi olabilir. Gezinizin devamında yol ikiye ayrılıyor. Devrek, Mengen, Bartın ve sayısız tünel geçilerek ulaşılan Yenice-Karabük yolu sonrasında Safranbolu, Yörük Köyü, Pınarbaşı kendine has özellikleri ile sizleri bekliyor.

Yedigöllerde ne yenir
Milli parkta, piknik için gelenlere hazırlanmış ahşap masalar ve ocaklar bulunuyor. Yiyecek ve içeceklerinizi beraberinizde getirdiyseniz göl manzaralı masalardan birine yerleşebilirsiniz. Yakacağınız mangalda et,balık, tavuk ızgara yapabilirsiniz. Mönünüzü daha da zenginleştirmek istiyorsanız, alabalık üretim çiftliğinden alabileceğiniz veya bilet karşılığı gölden tutabileceğiniz göl alası ve gökkuşağı türü alabalıklarınlezzetine güvenebilirsiniz. Çeşitli çeşmeler su ihtiyacını karşılarken, şarap ve benzeri içecekleri beraberlerinde getirenler yudumlarında doğayı damaklarında hissediyorlar. Bolu Dağı üzerindeki bal ve yöresel meyveler dikkatinizi çekecektir. Koru Otelin marketi yöresel peynirlerin, reçellerin ve çeşitli gıda ürünleri ile hediyelik eşyaların alternatifli olarak bulunabilen yerlerden biri.

Yedigöllerde konaklayabileceiğiniz oteller/moteller

Yedigöller Milli Parkı sahası içinde, villalardan oluşan 31 yataklı bir dinlenme tesisi var. Sınırlı kapasiteye sahip tesiste kalabilmek için Ankara'daki Orman Bölge Müdürlüğü'ne rezervasyon yaptırmanız gerekiyor.Öte yandan, Bolu'ya 15 km. uzaklıkta, Ankara-İstanbul yolu üzerinde bulunan Koru Otel, 128 odasındaki 270 yatağıyla ve tüm üniteleriyle yıl boyu hizmet veriyor.Tel: (0-374) 215 25 28 Abant yol ayrımından 3 km. içeride bulunan Petro Club Abant Bey Yaylası Apart Otel. Petro Club'ta 50 apart 250 yatak mevcut.Tel:(0-374) 225 23 61
Abant gölü kıyısı Abant Palas ve Büyük Abant oteli alternatifler olabilir.
Bolu içinde kalmak isteyenler de üç yıldızlı Köroğlu Otel veya Yurdaer Otel ile irtibat kurabilirler. Köroğlu OtelTel: (0-374) 212 53 46 , Yurdaer OtelTel: (0-374) 215 29 03

Anadolu Kavağı Tatil Yerleri

İstanbul Boğazının Karadeniz den giriş kapısı konumundaki Anadolu Kavağı yıllardır değişmeyen görüntüsü ile nostaljik balıkçı köyü özelliğini koruyor. İstanbul'un nefes borularından biri olan ve balık lokantaları ile ünlü köy, lüfer mevsimi olan eylül ekim aylarında İstanbul un yaza veda edip sonbaharda ılık günlerin tadını çıkarmak isteyenlerin tercih ettiği gezi yerlerinin başında yer alıyor.Hem kara yoluyla hem de denizden vapur seferleri ile ulaşımın sağlandığı Anadolu Kavağına gidip denizin kenarında ızgara balık keyfi yaşamak istiyorsanız sonbahar ayları bu tür bir gezinin en uygun zamanı. Yazdan kalma günlerde serin ama üşütmeyen deniz kokulu esintiler arasında sahilde veya iki üç katlı restoran ve lokantaların manzaralı pencere kenarı veya teraslarında bir yandan sipariş ettiğiniz balıkları yiyebilir diğer yandan gözü okşayan manzara eşliğinde iyotlu , oksijeni bol deniz kokulu havayı teneffüs ederek huzurlu, hafta içi veya sonu günübirlik sakin bir kaçamak yapabilirsiniz. Kavaklara balık yemeye gelenler ya Eminönü iskelesinden kalkan şehir hatları vapurları ile boğazın iskelelerine karşılıklı uğrayarak geliyorlar yada Sarıyer den kalkan seferleri tercih ediyorlar. Bu tür ulaşımı kullanan yolcuların geliş ve gidiş saatleri seferlere bağlı olduğu için yemek sonrası topluca kalkıp dönüşe geçiliyor. Otobüs seferlerinin de yapıldığı Anadolu Kavağına özel aracınızla geliyorsanız hem yol üstünde uğrayacağınız bir çok durak bulunuyor hem de manzaralı güzergahın tadını çıkartıp sefer saatlerine bağlı kalmaksızın istediğiniz süre oturabiliyorsunuz. Anadolu Kavağına daha yaklaşırken vapur iskelesi çevresinde toplanan yerleşim alanını tepede yer alan boğazın kontrolü için Cenevizliler tarafından yapılmış Yoros kalesi'ni görebiliyorsunuz. Restore edilip kremalı pasta gibi boyanan birkaç ahşap evin bulunduğu hafif yokuş dar sokaktan iner inmez köye giriyor ve uygun bulduğunuz yere aracınızı park ediyorsunuz. Kaldığınız süre hiç önemli değil ister bir saat, isterseniz beş saat, otopark görevlileri giriş çıkış üçretlerini peşin peşin alıyorlar. Sıra manzaralı bir mekanda masa seçmeye geliyor .Sahilde bulunan balık restoranları açık ve kapalı bölümleri ile tercih edilirken daha geride yer alan restoranlar ikinci ve üçüncü katları veya terasları ile cazip manzara seyretmenize olanak sağlıyor. Daha ekonomik yemekler için sokak aralarında ,bahçe içinde hizmet veren lokantalarda bulunuyor bunlar balık çeşit ve fiyatlarını girişlerine astıkları tabelalarda gösteriyorlar. Canı sadece boğaz girişinden çıkarılan temiz midyelerden yemek isteyenler için çeşitli midye tava yapanlara da sıkça rastlanıyor, çay bahçeleri de var. Anadolu Kavağı'nın tam ortasında ulu çınar ağaçları, çevresinde işporta tezgahlarda krep adı altında bir tür hamuru kızgın saçta kızartıp üzerine çeşitli tatlı soslar sürerek sunan satıcılar, dondurma ve büfeler, incik boncuk türünden hediyelik eşya satıcıları yer alırken balıkçıların yolunu gözleyen, balık yemekten bıkmamış miskin kediler göze çarpıyor. İskeleye yanaşan vapur yolcuları ile hareketlenen Anadolu Kavağının sakin atmosferi içinde kıyıya bağlı tekneler balıkçı köyünün manzarasını tamamlarken sanatseverlere resim yapma, fotoğraf çekme konusunda renkli kompozisyonlar oluşturuyor. Sahil boyunca aracınızı yanı başınıza park ederek olta ve kamış ile balık tutma imkanı da bulunuyor.Özellikle Mayıs ayında Karadeniz'e yumurta bırakmaya çıkıp balık yasağının sona erdiği 1 Eylül den itibaren İstanbul Boğazına girerek Marmara ya gitmek üzere yola çıkan, Karadeniz in az tuzlu suyunda beslenerek yağlanmış balıklar, boğaz girişinde ağlarla yakalanıp taze tüketiliyor. Anadolu Kavağı restoranları da çeşitli balık pişirim şekilleri ile dikkat çekiyor. Bazı restoranlar balıkları teşhir ettikleri tezgahtan seçtirip, altında tüp gaz yakarak ısıttıkları saç üzerinde göz önünde bir tür ızgara yaparken bazıları gerçek kömür ateşi kullanıyor.

Yoros Kalesi : Sahilden çevreye hakim bir tepede bulunan Yoros Kalesi'ne doğru tırmanırsanız Karadeniz'den İstanbul'a giriş yapan gemileri ve boğazın muhteşem manzarasını seyredebilirsiniz. Tepenin uç kısmında bulunan Yoros Kalesi mimarisi ve duvarlarında bulunan armalarıyla dikkat çekiyor. Bitinyalılar, Gothlar ve Ruslar'ın saldırılarına uğrayan Anadolu Kavağı bir dönem Cenevizlilerin de eline geçmiş. Cenevizliler tarafından yapılan Yoros Kalesi 1190 yılına tarihleniyor. Bizanslıların ve 14.yy.da Osmanlıların eline geçen Yoros Kalesi içinde 25 evlik bir Türk mahallesinin bulunduğundan da söz ediliyor. Evliya Çelebi ise verdiği bilgilerde kavak kasabasının içinde siyah renkli olan kalenin Yıldırım Han tarafından fethedildiği, Fatih Sultan Mehmed tarafından tamir edilip içine asker konduğu, çevresinin 200 adım ve dört bir yanının kestane ormanı kaplı olduğundan söz ediliyor.

Yuşa tepesi; camii ve türbesi : Anadolu Kavağı yakınlarındaki oldukça popüler olan ziyaret yerlerinden biri olan Boğaziçi'nin sahile en yakın ve en yüksek tepesi Yuşa Tepe bulunuyor. Özellikle modern giyimli bayanların daha fazla ziyaret ettiği gözlenen ziyaret tepesi boğaza ve Karadeniz e aynı açıdan hakim görkemli panoraması ile de etkiliyor . Ramazan ayları, kandillerin arifeleri günleri, bayramlarda ve Cuma, cumartesi, Pazar günlerinde her zamankine oranla daha fazla ziyaretçi akınına uğrayan Yuşa Tepesinde ücretsiz geniş otopark lüks araçlar ile doluyor. Ziyaretçiler Hz.Yuşa Aleyhisselam Türbesini ve 1755 tarihli Camii ziyaret ederek dua ediyorlar. Cami yanındaki bahçe içinde bulunan etrafı demir parmaklıklar ile çevrili çok uzun türbe ziyaretçilerin oldukça dikkatini çekiyor. İlgililer çok önceki yıllarda harap durumda bulunan türbe yerinin kesin olarak, tam yerinin belli olmaması nedeniyle yerin uzun olarak 17 metre yapıldığını belirtiyor ve burada yatan kişinin yaygın olarak bilindiği gibi boyunun çok uzun olduğu inanışının yanlış olduğu konusuna açıklık getiriyorlar. Çeşitli dileklerde bulunup dua edenler arasında dileklerine kavuşanlar daha sonra tekrar gelip bu defa adaklarını yerine getiriyor İslam dini temel prensipleri ile bağdaşmamasına rağmen diğer ziyaretçilere şeker, lokum dağıtıyorlar !!. Temizliği ve çevre düzenlemesi ile de dikkat çeken Cami bahçesinde, Türbe kitabesi, dört yüzünde birer musluk bulunan süslü saçaklı bir çeşme, kültür evi, oturma üniteleri, 27 kabirli mezarlık yer alırken Yuşa Tepesi girişinde çeşitli dükkanlar, tezgahlarda dini kitaplar, tespihler,başörtüsü gibi ihtiyaçlar satılıyor, gözleme yapanlara, köfte, balık, ekmek satanlara da rastlanıyor.! (İslam dini, camileri alışveriş, kabristanları da bayram -şölen yeri haline getirmeyi doğru bulmuyor.) Chalkedonlular'ın Daphne adına yaptıkları adak yeri tarihin ilk dönemlerinden beri kutsal bir yer olarak kabul edilmiş çeşitli uygarlıklar burada kendi dinlerine göre mabet ve tapınaklar yapmışlar.Bunlardan birisi de ilk çağlarda ki Zeus sunağı olarak biliniyor. Bizans Döneminde. 6. yy da imparator 1. Jüstinianos zamanında ise bu sunak kiliseye çevrilmiş.Osmanlı Döneminde bu tepeye Sadrazam Yirmisekiz Çelebizade Mehmet Sait Paşa ( Ö.1761) tarafından 1169 ( 1755) tarihinde bir mescit yaptırılmış.

Anadolu Kavağına Nasıl gidilir
Anadolu Kavağı boğaz gezisine tam gün süre ayırmak isterseniz Eminönü iskelesinden saat 10.30 da kalkan Denizcilik İşletmesi vapurlar seferleri ile boğazın her iki yakasında ki iskelelere uğrayarak A.Kavak iskelesine gelebilirsiniz. Dönüş için vapur sizi yemek süresince bekliyor ve saat 15.00 de bir diğeri 17.00 de kalkış yapıyor. Sarıyer den yapılan seferler veya Yeniköy'den Beykoz a kalkan tekneler ile karşıya geçip, yolun kalan kısmını karadan tamamlayabilir, Sultaniye Anadolu Kavağı otobüs seferleri kullanabilirsiniz. Yola özel aracınızla çıkıyorsanız sahil yolu dar ama temiz asfalt ve hafta sonu yoğun trafiğine rağmen, cazibesini koruyor. Tarihi yalıların, köşklerin yer alması nedeniyle genişleme imkanı vermeyen bazı kesimlerde yüksek duvarlar denizi görme imkanı bile olmayan yolda önümüzdeki yıllarda belki de çift katlı yol kaçınılmaz olacak diye düşünebilirsiniz. A.Kavağı'nın boğaz girişindeki konumu nedeniyle yolun bu bölümde her iki yanı askeri bölge ve tel örgüler ile çevrili.Yemyeşil bitki örtüsü içinde araç sürerken trafik kural ve hız limitlerini aşmamak kasislerde yavaşlamak gerekiyor. Deniz Kuvvetlerine ait bu bölümlerde temizlik, bakım, intizam ve düzen beğeni topluyor.

Anadolu Kavağında ne yenir
Boğazın Anadolu yakası boyunca Anadolu Kavağına gelinceye kadar Avrupa sahilini seyrederek oturabileceğiniz restoran ve çay bahçeleri ile dolu. Hepsinin farklı özelliği ayrı güzelliği bulunuyor. Beylerbeyi, Çengelköy, Kanlıca, Anadolu Hisarı, Beykoz Kavağa gelene dek aklınızı çelecek lezzet ve görüntüler sunuyor. Yol boyunca balıkçılar solungaçları kırmızı balıklarla dolu tezgahları, Çengelköy'ün çiçeği üzerinde küçük, körpe badem salatalıkları, Çengelköy ün taş fırınında pişirilmiş odun kokulu ekmekleri, Beykoz un iskele yakını cadde üstü fırınındaki şişman pideleri alınması gerekenlerden, yoğurdu ile ünlü Kanlıca sahili oturma bahanesi verecek türden mola yerleriniz olabilir. Yuşa Tepesi yakınlarına gelirken yolun kenarında köy ürünü satan tezgahlarda mevsim sebzeleri kırmızı barbunya fasulyesi, ceviz, kestane suni yem takviyeli köy yumurtalarından bulabilirsiniz. Anadolu Kavağında balık satanlara küçük tezgahlara rastlanıyor.Anadolu kavağında size tavsiye edebileceğimiz bazı restoranlar :
Altınbalık Restaurant - 0216 320 21 19
Yosun Restaurant - 0216 320 21 48
Gözde Restaurant - 0216 320 25 68
Yedigül Restaurant - 0216 320 21 80

Anadolu kavağında konaklayabileceğiniz otel, motel, pansiyon ve apartlar;
Anadolu Kavağı günübirlik kullanım alanı olarak tanınıyor. Bölgede otel motel pansiyon türü konaklama gelişip yaygınlaşma göstermemiş. Buna rağmen Taşlı Yalı Butik Hotel hizmet veriyor. Önceki yıllarda Anadolu Kavağına girişte bulunan askeri nizamiyede aracın plakası yazılır hatta kimlik bırakılırdı.1976 yıllarına dek süren bu uygulamadan yapılan düzenlemelerle vazgeçilerek daha çok turizm gelişmesi sağlanmış. İstanbul dışından gelip mutlaka Boğazda farklı konumdaki lüks konaklamalar için Beylerbeyi çevresinde yalı otel ve apart daireler bulunuyor.
Bosphorus Pasha Hotel: Beylerbeyi'nde 14 odalı hotel.Tel: (0-216) 422 00 03.